Milli Şeflikten Adım Adım Demokrasiye =2

Milli Şeflikten Adım Adım Demokrasiye =2

Bu yazı serisinin önceki bölümünü şuradan okuyabilirsiniz:”https://bilimx.net/blog/2017/02/22/milli-seflikten-adim-adim-demokrasiye/

Türkiye’de yeni dönem başlamıştı artık. ”Demokrat Parti ‘‘ adında kurulmuş olan , Celal Bayar gibi önemli bir ismin önderliğinde kurulan bu parti, acaba Türkiye ‘ye nefes aldırabilecek miydi? Ya da artık artan muhalefetin sesi olabilecek miydi? Ve acaba tek partiden sıkılmış olan halk bu yeni partinin kuruluşuna nasıl bir tepki verecekti ?

Ve 7 Ocak 1946’da DP, Sümer Sokak’ta Ankara Merkez Binası’nı açtılar. Binanın, Ankara’ nın en hareketli yerinde olması onların halk ile iç içe yaşamasını sağlıyordu. Çünkü o sokakta her kademeden insan vardı. Halk yeni kurulan bu partiye çok büyük bir destek vermişti. Öyle ki, ilk zamanlarda para sıkıntısı çeken DP’nin başkanına sorulan ”Parayı nereden bulacaksınız ? ” sorusuna verdiği cevap şu idi: ” 100 kişi 300-400 lira verse bize yeter. ” Bu açıklamadan sonra halk adeta bir akım başlattı ve yüzbinlerce insan yardımlarına koştu.

Ve bu arada parti içindeki başkan da 4’lünün arasında yapılan bir seçimle seçilmişti. Oyların üçünü Bayar alırken Bayar’ın kime oy verdiği hiçbir zaman açıklanmadı. Bu tarafta bunlar yaşanırken diğer tarafta ise CHP 2. kurultayını yapmış, İnönü tekrardan başkanlığa getirilmiş ve süresiz başkanlığı iptal edilmişti. Her şey güzel giderken, seçimlerin DP kurulduktan 4 ay sonraya alınması adeta bir bomba etkisi yarattı ve DP karıştı. Çünkü yenilgi kaçınılmazdı. Teşkilatlar tamamlanmamış, hatta milletvekili adayları dahi belirlenmemişti.Bu olaya tepki olarak DP, mayıstaki yerel seçimleri boykot etme kararı almıştı.Bu boykot DP’nin potansiyel oyunun ne kadar yüksek olduğunu kanıtlar nitelikteydi.

Ankara’da soğuk rüzgarlar esiyordu. Çok partili sistem adeta can çekişiyordu. Muhalefetin eleştirileri bazen dozunu çok aşıyordu, ancak İnönü ‘nün istediği zaman kapattırabileceği bir parti olduklarını bilen Bayar, muhalefet edenleri sert bir şekilde uyarıyordu. DP’nin dikkat çeken milletvekili adaylarından biri ise Fevzi Çakmak’tı. Genelkurmay başkanlığından alınmıştı ve bu yüzden İsmet Paşa’ya gerçekten kırgındı. CHP’nin birçok teklifine hayır diyen bu isim DP’nin ilk teklifini de kabul etti.

Bir yandan devam eden seçim propagandaları gerçekten zor şartlar altında yapılıyordu. Mesela bir seferinde Bayar’ın geçtiği yolun üzerine Türk bayrağı serilmişti. Bayar oradan geçmedi ve ”Bunu yapanlar utansın!” diyerek yolundan geri döndü. Takip ediliyorlar ve yolları bir şekilde kapatılıyordu.

Ve büyük gün gelmişti. 21 Temmuz 1946′da seçim yapılıyordu.  Seçimler tam anlamıyla bir utanç kaynağı şeklinde geçiyordu. “Açık oy gizli sayım” ayrı bir mantıksızlıktı. Jandarmalar seçimlerin yapıldığı yerlerde bekliyorlar ve halka baskı kuruyorlardı.

”Atatürk’ün arkadaşı İnönü mü, yoksa Bayar mı?” diyerek baskı yapılıyordu. İtiraz edenler ise dövülüyor ve tutuklanıyordu. Ve seçimi büyük hileler ve dolambaçlarla CHP kazandı.

DP yaşanan bu olayları her zaman bir propaganda şeklinde kullandı. 5 Ağustos 1946’da İnönü ve Çakmak, Cumhurbaşkanı adayı oldular ve İnönü seçildi. Bu seçimlerde DP çokça kuvvetlenerek çıkmıştı ve CHP zayıflamıştı.

Adnan Menderes’in büyük devlet adamlığı ve politikacılığı bütçe görüşmesinde bile belli oluyordu. Salondakiler Adnan Menderes’i çıt çıkarmadan dinlediler. Başbakan Peker’in mecliste çıkıp ”psikopatlar” demesiyle tansiyon arttı ve DP meclisi terk etti. 12 Temmuz’da İnönü tarafsızlığını ve iki partiden üstün olduğunu açıkladı. Bu beyanname sonrasında Başbakan Peker istifa etti. Çünkü bu beyanname sertliğe karşı bir beyannameydi.

Artık muhalefet ve iktidar arasında yumuşak rüzgarlar hakimdi. Ancak bundan rahatsız olanlar vardı. Muhalefetin sert bir şekilde yapılmaya devam etmesinin gerektiğini düşünüyorlardı. Bayar hiç beklemeden onları tasfiye etti. Ayrılanlar ise aralarında Fevzi Çakmak önderliğinde bir muhalefet partisi kurdular. Partinin adı Millet Partisi idi.(1948)

 

İleri tarihler bize ne getirecekti? Acaba DP gelecek seçimden galip çıkabilecek miydi?  Türkiye’nin yeniden inşasına az kalmıştı.

Yunus Emre Yenidere

BilimX, yaklaşık 2 senedir ürettiği 120'den fazla bilimsel makaleyi revize ediyor. Şu anda yazıların %30'u revize edilip yayınlandı. Kasım ayında tamamı bitirilip bilimseverlere sunulacaktır.  İyi Okumalar!