(N)euro(L)lingustic (P)rogramming Nedir?

(N)euro(L)ingustic(P)rogramming Nedir?

 

NLP’ye kısaca “Dilsel Beyin Programlama” diyebiliriz .

Görüldüğü üzere kullandığı aracı “dil” olan ve kitlelerin beyin ve bilinçaltını etkilemeye yönelik konuşma tarzıdır .

Önceki paylaştığım yazıda Temel Aksoy’un bahsettiği temel beyni etkilemenin en etkili yoludur.

(Okumadıysan öncelikle o yazıya göz atmanızı tavsiye ederim: https://bilimx.net/blog/2017/01/24/insan-beyni-nasil-etkilenir/ )

Bu konuşmalarda insanın aktif bilincine değil bilinçaltına ulaşmak asıl hedeftir. Bu şekilde oraya yerleştirilecek olan bir düşüncenin doğruluğu hakkında pek düşünülmez. Düşüncemiz o kişiler için artık yadırganamaz bir doğrudur .

Belli kalıplar kullanarak kitleye istediği şeyleri vaat etmek suretiyle düşünce empoze etmektir NLP. Siz bir işi yapacağınızı vaat edersiniz kişi de bunun doğruluğuna inanır. Sonrasında işi yapmayacaksınızdır fakat kitle bunu bilinçaltına attığı için yadırgamaz .
Bunu en çok devlet liderleri kullanılır ve bunu ‘Siyasal Hipnoz’ olarak adlandırırız. Onların mitinglerde veya geniş kitlelere hitap edecekleri konuşmalarda, metinleri bu konu hakkında uzman psikologlar tarafından hazırlanır.

Kalıplardan bahsetmiştik, nedir bu kalıplar dediğinizi duyar gibiyim. Birkaç örnek verelim. Mesela “daha” sadece bir kelime değil mi? Yalnızca 4 harften oluşuyor. Fakat ifade ettiği anlamın kişideki algısı çok kuvvetlidir.

“Daha” güçlü.  “Daha” iyi. Bu 4 harf, bizim bilinçaltımızda ilginç değişiklikler yaparak, politikanın amacına ulaşmasını sağlıyor.

NLP ‘ye başka bir misal daha verecek olursak, herkesin muhtemelen tanıdığı Adolf Hitler güzel bir örnek olacaktır. Hitler ve konuşmaları o kadar etkileyiciydi ki, milyonlarca Alman onu bir ulu önder olarak görmeye başladı. Ona Almanca’da “şef”, “yol gösterici”, “önder” ve “hakim” anlamlarına gelen “FÜHRER” lakabı verildi.

Ordusu Führer’e tam bağlı kişilerdi. SS subayları onun şekillendirdiği bir birlikti . Onlar hakkında şu cümle sarf edilmiştir:

“SS’lere insanların acı çekişi karşısında soğukkanlı kalmaları ve başka ırka nefret etmeleri öğretilirdi. En önemli erdemleri “Onurun sadakatindir!” ilkesinden sapmaksızın Führer’e kesin boyun eğme ve bağlılıktı.”

Son kısma bir daha bakalım. “Führer’e kesin boyun eğme ve bağlılıktı.”

“Onurun sadakatindir.” kavramı askerlerinin bilinçaltına iyice yerleştiren Führer, onlardan gelecek olan baş kaldırmalara karşı bir önlem almış oldu. Askerlerini onursuz olmakla tehdit etmiş oldu.

Farkındaysanız, bu kişiler daha çok Führer’in mitinglerine katılan ve onun konuşmalarını dinleyen kişilerdir. Fakat bilinçli kimseler, normalde bir şeyi ilk önce kendi mantık süzgecinden geçirip sonra bilinçaltına yönlendirir. Ama artık Führer ve halkı için o aşamaya dönmek için çok geçti ve azınlıkta olan kısımda ise ya imha edilir ya da bu düşüncelere inandırmaya çalışırlardı. Bu kişiler için artık Führer tarafından gelen cümleler için mantık süzgeci kapanmış hale gelip, direkt olarak bilinçaltına gönderilme işlemine dahil edilme sürecine girmiş bulunmaktaydı.

Ayrıca kalıplardan bahsetmiştik. “daha” kalıbını ele almıştım. Führer’in 2.Dünya Savaşı sürecine girdikleri dönemdeki bir yazısını inceledim ve bu yazıda tam 15 defa “daha” kelimesini zikrettiğini görmüştüm.

”Daha adilim/ daha garanti verdim/ Şimdi tek istediğimiz, her zorluktan ve tehlikeden daha kuvvetli olacak ortak bir irade oluşturmaktır. Eğer irademiz, bu zorluklar ve tehlikelerden daha kuvvetli olursa, gün gelir onları da yener…”

Yazımızın sonuna geldik. Bundan sonra “daha” bilinçli bir dinleyici ve konuşmacı olmanızı umut ediyorum. Ayrıca, konuyla ilgili olarak George Orwell’ın 1984 isimli ütopyasını okumanızı tavsiye ediyorum.

Sonraki yazılarda görüşmek üzere…

 

BilimX, yaklaşık 2 senedir ürettiği 120'den fazla bilimsel makaleyi revize ediyor. Şu anda yazıların %30'u revize edilip yayınlandı. Kasım ayında tamamı bitirilip bilimseverlere sunulacaktır.  İyi Okumalar!