hungarian-parliament-335130_1920

Karlofça’ya Giden Yol #1 “Macar Sorunu”

Osmanlı Tarihi okurken kuruluş döneminden başladığımız zaman coşku ve heyecan ile başlarız. Zaferler göğsümüzü kabartır ve tarihimizle gurur duyarız. Zaman geçer ve yükselme dönemini de bitiririz. İşte o zaman bir huzursuzluk hissederiz. Eski coşku yoktur içimizde. Duraklama dönemine geldiğimizde gittikçe sakinleşiriz ve gerileme dönemi kısmına geldiğimiz zaman ise üzülür, kızgınlaşırız. Yapılan hatalara karşı, hatayı yapan kimselere karşı kin duyarız. 

Tarihçiler, Osmanlı İmparatorluğu’nu dönemlere göre ayırır. Her döneme, kendilerince bir başlangıç ve bitiş koyarlar. Gerileme Dönemi’nin ise başlangıcı olarak Karlofça Muahedesi”ni önümüze koymuşlardır. Bu yazı dizisinde Karlofça’yı imzalamamıza neden olan “Osmanlı-Kutsal İttifak Savaşları”nı anlatmaya çalışacağım. İyi okumalar!

 

1- Macar Sorunu ve Vasvar Anlaşması

Kanuni’nin Mohaç ile 2 saat içerisinde yıktığı Macaristan, Avusturya ve Osmanlı arasında paylaştırılır. Verimli ovalar ve güçlü kalelerin bulunduğu büyük bir kısım Osmanlı’da kalırken, az bir kısım Avusturya’ya bırakılır. Üstelik, Avusturya’ya bu yerlerin verilmesi karşılığında da her yıl Osmanlı’ya 30.000 altın ödeme yapması şart koşulur. Avusturya, yediği bu ağır darbeyi unutmayacaktır.

 

17.yüzyılın ortasına gelindiğinde Avusturya, Macaristan üzerindeki nüfuzunu artırmaya dayalı bir politika yürütür. Orta Macaristan, Avusturya’nın hakim olduğu bir yer haline gelir. Osmanlı İmparatorluğu, o sırada bunu fark edemez, çünkü doğuda İran ile muharebededir ve iç isyanlar ile boğuşmaktadır.

Yavaşça başlayan etkileşimler, zaman geçtikçe değişik bir hal alır ve çatışma haline gelir. Avusturya’nın desteği ile Erdel, Eflak ve Boğdan Osmanlı’ya isyan eder. Bunun üzerine Osmanlı-Avusturya Savaşı başlar. Köprülü ailesinin yetenekli mensuplarından Köprülü Mehmet Paşa, isyanları bastırırken Fazıl Ahmet Paşa Uyvar’ı fetheder. ( Uyvar, Viyana’ya en yakın kaledir.)

Ahmet Şimşirgil’in anlattıklarına göre Fazıl Ahmet Paşa, Uyvar’a vardığında kale komutanına bir mektup gönderir. Mektupta şunlar yazmaktadır: “Padişahımızın sizin hakkınızdaki niyetini bilseydiniz, bizim buraya neden geldiğimizi bilmiş olsaydınız, evlatlarınızı onun uğrunda kurban ederdiniz. Biz sizi ateşten kurtarmaya geldik. Biz sizi iki cihan saadetine kavuşturmaya geldik.”

Avusturya, Osmanlı’nın başarılarını görünce Papalığın tavsiyesi ile barış görüşmelerine başlamak istediğini duyurdu. Görüşmeler başlayacağı sırada, St.Gotthard Savaşı ile Osmanlı’nın ilerleyişini durdurmuş olmalarına karşın Avusturya, batıdaki siyasi olayların da etkisiyle “Vasvar Anlaşması”nı onaylamıştır.(10 Ağustos 1664)

Anlaşma maddelerine gelecek olursak, Osmanlı, Uyvar Kalesi ve civarını topraklarına katmıştır. Avusturya tekrar vergiye bağlanmış ve aynı zamanda savaş tazminatı da ödemesi gerektiği bildirilmiştir.

2- Macarların Yardım İsteği

Vasvar Anlaşması, Macaristan’daki çatışmaları engelleyemedi. Habsburglar, Orta Avrupa’da tam hakimiyet kurmak istiyordu. Macaristan’ı hakimiyet altına almak için, milli direnişin temeli olan Macar Protestanlığı tamamen yok edilmeliydi.

Macarlar, Habsburgların niyetini anlaşmıştı ve isyan bayrağını kaldırdılar. 1670’te Yukarı Macaristan ayaklandı. İmparator, şiddetli önlemlerle isyanı bastırdı ve isyanı düzenleyenler Viyana’da idam edildi. Fakat bazı asiler Protestan kimliğiyle bilinen Erdel Beyliği’ne sığındılar, yani Osmanlı’nın hakimiyet bölgesine.

Macarlar, Bab-ı Ali’ye yardım isteği gönderdiler. Fakat Köprülü Ahmed Paşa, zannımca kaybedilen St.Gotthard Savaşı’nın etkisinde kalarak bu yardım isteğini kabul etmedi. Avrupa devletleri, 30 Yıl Savaşları sonucunda silah teknolojilerini önemli ölçüde geliştirmişlerdi ve Osmanlı’nın iç sorunlarını bitirip toparlanması için zamana ihtiyacı vardı.

Fakat 1676 yılında Köprülü Fazıl Ahmed Paşa, genç bir yaşta (41 yaşında) vefat eder. Ölüm sebebi olarak çok çalışması gösterilir. Bu ölüm Osmanlı için çok önemli bir kayıp olmuştur.

Onun yerine 8 Kasım 1676’da Kara Mustafa Paşa sadrazam olur. Mustafa Paşa kendine güvenen, hırslı biridir. Macaristan’daki asilerin davasına ilgi gösterir. Avusturya ile siyaset yapma taraftarıdır. Bu sebeple isyancıların lideri Tököli İmre’ye yardım etme kararı alır.

Ve Avusturya İmparatoruna mektup gönderilir. Mektupta, Tököli ve yanındaki Macarların Osmanlı’ya sığındığı ve Osmanlı tebaası sayıldığı, bu sebeple Avusturya’nın bunlara gönderdiği ordunun çekilmesi gerektiği, yoksa bunu barışa aykırı bir hareket olarak görecekleri yazmaktaydı.

Tököli İmre

Tököli’ye asker yardımı da yapılır ve böylece Avusturya ile Osmanlı arası ilişkiler gittikçe kızışır. Kara Mustafa Paşa, büyükçe bir orduyu sınıra yollar ve Osmanlı’yı 16 yıl uğraştıracak olan savaşın ilk işaretleri verilmiş olur.

Avusturya’nın barış atakları Kara Mustafa Paşa tarafından geri çevirilir. Osmanlıların Avusturyalılara önerdiği teklifler de İmparator tarafından kabul edilmez. Mustafa Paşa, Padişah’ı bu savaşın gerekliliği konusunda ikna eder. Ve nihayetinde 17 Ağustos 1682’de tuğ-i hümayun Davud Paşa sahrasına dikilir. Bunun anlamı, savaştı.

3- Osmanlı Ordusu Harekete Geçiyor

Osmanlı Padişahı ve İslam’ın Halifesi 4.Mehmed, Edirne’ye kadar orduya eşlik eder. Kırım Hanı’na bir hatt-ı hümayun gönderilerek savaşa katılması emredilir. Tököli’ye tuğ ve sancak verilerek Orta Macar Kralı ilan edilir. Ve son olarak  Kara Mustafa Paşa, Yanık (Raab) Kalesi’nin fethi için serdar olarak atanır.

Esseg’te (Bugünkü Osijek) Kırım Hanı, 100.000 kişilik bir orduyla sefere katılır. Bu şehirde devlet adamlarının ve komutanların katılımıyla bir meşveret kuruldu. Ve meşveret meclisinde Kara Mustafa Paşa, şaşkınlık yaratan düşüncelerini öne attı. Aslında onun hedefi, Yanık’ı almak değildi. Onun hedefi Viyana’ydı.

Bu fikri sebebiyle Kara Mustafa Paşa’ya karşı çıkmak isteyenler oldu. Fakat o, “Viyana Seferi aleyhine kim bir söz söylerse hiç merhamet etmem, katlederim.” diyerek yüreklere korku salmış ve Budin Valisi İbrahim Paşa dışında ona karşı çıkma cesareti gösteren olmamıştır.

Kara Mustafa Paşa’nın aldığı bu radikal karar ile Osmanlı Orduları’nın yönü Viyana’ya çevrilmişti. Avusturya’nın başkentine. Ve bu karar, ilerde büyük felaketlere yol açacaktı.

Bu yazı serisinin sonraki kısmında görüşmek üzere….

Yusuf İkbal Aldemir

Kaynakça:

Devlet-i Aliyye-Halil İnalcık

Kayı 7-Ahmet Şimşirgil

 

BilimX, yaklaşık 2 senedir ürettiği 120'den fazla bilimsel makaleyi revize ediyor. Şu anda yazıların %30'u revize edilip yayınlandı. Kasım ayında tamamı bitirilip bilimseverlere sunulacaktır.  İyi Okumalar!