Yerleşik Yaşama Geçiş: Uygur Devleti

Tarihte Göktürk Devletinin yıkılmasının ardından Orta Asya’da oluşan bu boşluğu yine bir Türk Devleti doldurmuştu. Lakin bu devlet kendinden önceki Türk Devletlerine veya Türk Boylarına hiç benzemedi. Çünkü bu devlet Türklerin şimdiye kadar düstur edinmiş olduğu göçebe hayattan yerleşik hayata geçiş yapacaktı. Bakalım bu geçişin devletimize ne gibi etkileri olacak?

Uygur Devleti 744 yılında Ötüken‘de kurulmuştur. Kurucusu Kutlug Bilge Kül Kağandır. Devleti kurmuştur kurmasına ama maalesef iki sene kağanlık yaptıktan sonra vefat etmiştir. Yerine politik zekası yüksek olan oğlu Moyen-çor geçmiştir. Bu genç, tahta geçtiğinde çok iyi biliyormuş ki “Devleti kalıcı yapmanın tek yolu Türk Boylarını bir çatı altında toplamaktır.”

Bu düşünceyle ilk olarak Türk Boyları arasında en güçlüleri olan Dokuz Oğuzları toparladı ve kendisine bağladı. Daha sonra Yenisey Irmağından Altay-Tanrı Dağlarına kadar bütün Türk Boylarını bir çatı altında birleştirmiştir. Bu şekilde Orta Asya’da siyasi birliği sağlamış ve Türk Milletini tek yumruk haline getirmiştir.

 

Bu sırada ise Arap-Çin savaşları cereyan etmişti. Türk Boylarından biri olan Karluklar Talas Savaşında Abbasilerin yanında yer alarak Çinlilerin yenilmesine neden olmuş ve bu sayede- şuanda Çinliler tarafından acımasızca şehit edilen kardeşlerimiz- Doğu Türkistan’ı Çin istilasından kurtarmıştır. Aynı zamanda ilk kez İslamiyet ile tanışan Türkler İslamiyet’in Şamanizm ve Tengriciliğe çok benzer yanının olmasından dolayı İslamiyeti seçmeye başladılar. Bu olanların yanı sıra Çin, Orta Asya’daki gücünü yitirmişti. Bu da onları kaçınılmaz bir darbeye sürükledi. Anne tarafı Göktürk olan An lu Şan adındaki bir komutan 200 bin kişilik ordusu ile Çin’in en önemli ve başkenti olan Lo Yang ve Çang An’ı kuşattı. Tang İmparatorluğu hemen Uygur Devletinden yardım istedi. Moyen-çor kayıtsız kalmadı ve başkentleri geri aldı ama bu Çin’e ağır patladı. Tam tamına 20 bin top ipeğe mal oldu.

Moyen-Çor vefat ettikten sonra devlet içten ve dıştan baskılara maruz kaldı. Artık başa geçen kağanlar Ay Tengri’den kut alıyorlar farklı sıfatlar ediniyorlardı. Bunun yanında Tibetler Uygurlarla diplomatik açıdan iyi anlaşan Çinlilere baskı yapıyor. Onlara saldırılar düzenliyordu. Tibetler Çinlilerle kalmayıp Uygur Devletine de akınlar düzenlemeye başladı. Bundan destek alan göçebe hayata hala devam eden Kırgızlar ise onlara destek verdi. Bu ihanete fazla dayanamayan Uygur Devleti 840 yılında yıkılmıştır. Uygur Devletinin yıkılmasındaki iç etkenler ise Türk kültüründen uzaklaşıp Maniheizm dinini seçmeleridir. Bu onların savaşçı yönlerini köreltmiş lakin yerleşik hayata geçmelerini , bilim, sanat ve edebiyatta gelişmelerini sağlamıştır. Ayrıca Uygur Devletinin Türk Milletine en büyük katkılarında birisi ise 8 harfli Türk Alfabesidir.

Kaynakça:

 • Turgun Almas, Uygurlar

 • İlber Ortaylı, Türklerin Tarihi, 1.kitap     

BilimX, yaklaşık 2 senedir ürettiği 120'den fazla bilimsel makaleyi revize ediyor. Şu anda yazıların %30'u revize edilip yayınlandı. Kasım ayında tamamı bitirilip bilimseverlere sunulacaktır.  İyi Okumalar!