Fields_Sunrises_and_sunsets_Tractor_525805_2880x1800

Tehlike Çanları: Tarım ve Dengesiz Yapılanma

Türkiye nereden bakarsanız bakın bir tarım ülkesidir. Kendi meyve ve sebze ihtiyacını karşılayabilecek seviyede verimli topraklara sahip olan ülkemiz maalesef tarımda büyük bir çöküş yaşıyor ve İç Anadolu Bölgesi tahıl cenneti olan ülkemiz tahılları ithal etmeye başladı. Dünya’da bir yandan savaşlar, katliamlar devam ederken diğer yanda hayat da devam etmektedir. Gelecek yüzyılda insanlığın susuzluk ve gıda eksikliğiyle karşı karşıya geleceğini bilim adamları yıllardır bas bas bağırmakta. Yani ne kadar paranız olursa olsun bir şişe su bulamadıktan sonra o para hiçbir işe yaramayacak. Tarımdaki bu gerileme nedenlerinden biri olarak dengesiz yerleşimleri, verimli topraklara ısrarla dizilen rezidansları, otelleri gösterebiliriz. Evet insan sayısı artıyor bunu biliyoruz ve yeni yerleşim yerleri yapılması lazım ancak yapılan yerlere de sadece üst tabaka insanların oturabileceğini kimseden saklayamayız. Yani yerleşim yerlerine milyonluk rezidanslar dikerek bu sorunu halledemeyiz. Daha az nüfuslu şehirlerimize iş gücü anlamında yatırım yapmamız daha yararlı olacaktır.

Şimdi gelin sizinle nereden ne ithal diyoruz bunlara bir göz atalım:

  • Arpa: Çin, Güney Afrika, Şili, Arjantin
  • Ayçiçeği: Moldova, Bulgaristan, Romanya
  • Antep Fıstığı: İtalya, Almanya, Mısır, İran
  • Buğday: Rusya, Kazakistan, ABD, Meksika
  • Çay: Srilenka, Kenya, Endonezya, Çin, İran
  • Domates: Rusya, Ukrayna
  • Kuru Fasulye: Çin, Mısır
  • Patates: Hollanda, Almanya, Fransa
  • Yulaf: Ukrayna, Macaristan
  • Nohut: Hindistan, Meksika

Evet görüyoruz ki tahıllarımızı dahi ithal eder bir durumdayız. Ancak bizim topraklarımızda bunlar zaten yetişiyor. İşte harita:

Türkiye Tarım ve Hayvancılık Haritası

Nedenlerden biri olarak yanlış yapılanmayı göstermiştim. Haydi gelin şimdi de biraz yapılanmalardan bahsedelim. Konya’dan başlamak isterim. Konya bizim için çok önemli bir tarım bölgesi, ancak alarm vermeye başlıyor. TÜİK’in verilerine göre 26.000 km²‘lik tarım arazisinin 7.000 km²‘si amaç dışına çıktı. Nedeni ise erozyon ve tabiki de yanlış yerlere yapılan inşaatlar. 2005 yılında devlet, Toprak Koruma Kanunu çıkardı fakat sahada uygulaması aksatılmakta. Tarım arazisinin üzerine bir devlet hastanesi yapılıyor. Her yere hastahane yapabilirsiniz ama her yerde tarım yapamazsınız.

Ve Çukurova… Çukurova bırakın Türkiye’yi Dünya’nın en verimli toprakları sıralamasında bazı kaynaklara göre 3, bazılarına göre 4. sırada. Ancak yapılan beton yapılar toprak verimliliğine zarar veriyor ve yakınındaki arazilerin verimini düşürüyor. TÜİK verilerine göre 2003 ve 2013 yılları arasında tarım arazilerinin 1.204 km²‘sini kaybetti.

Diyarbakır’da ise karpuzlar yerine kum ocakları ve şantiyeler var. Düz ve tarıma uygun arazilere ise konutlar hakim. TÜİK’in verilerine göre Diyarbakır 1/4’ünü kaybetti tarım arazilerinin.

Türkiye bu zamanlarda birçok politik sorunla uğraşıyor fakat hayat da devam etmekte. Susuzluk, havasızlık ve üretkenliğimizi yitirme tehlikesiyle karşı karşıyayız. Aynı şekilde ağaçlarımızı da kaybediyoruz. Dengesiz yapılanmalarımız ağaçları yok ediyor. İstanbul’da şuan 705 rezidans, 72 alış-veriş merkezi inşa edilmekte. Kuzey ormanlarının da imara açılması durumunda 7.5 milyon nüfus daha İstanbul’a eklenecek ve bu felaket demek. Ormanlarımıza, kaynaklarımıza, tarım arazilerimize sahip çıkalım; çiftçilere destek olalım. Dengesiz yapılanmalara karşı yaptırım uygulanmalı.

Allah’a emanet olun…

Kaynakça

  • Türkiye İstatistik Kurumu
  • Al Jazeera Türk
  • Diyarbakır Ziraatçılar Odası

Van Gölü Hakkında Merak Edilenler?

Van Gölü Hakkında Merak Edilenler?

Van Gölü ülkemizin en büyük yüz ölçümüne sahip gölü olmakla beraber Dünya’nın en büyük sodalı gölüdür yani pH değeri 9-12 arası bazik bir göldür.

Sevgili Göl

İşte! Hepimizin aklında farklı şeyler çağrıştıran, çocukluğumun kucaklarında geçtiği o sevimli ve bir o kadar gizemli göl : )

Göl’ün Kısaca İlginç Yanları

Van Gölü’nün Türkiye’deki Nazik, Erçek, Balık gibi diğer volkanik set göllerinden en göze çarpan özelliği şüphesiz büyüklüğüdür. Çevresinde de bulunan bu diğer volkanik set göllerinden yaklaşık 30 hatta çoğundan yaklaşık 100 kat daha büyüktür. (Bu büyüklük oranlarını yüz ölçümlerine göre hesapladım.) Aynı zamanda çok sayıda koyu da bulunan Van Gölü’nün yüz ölçümü 3.713 km2 ‘dir. Yani Üsküdar 58 km2  olduğuna göre demek ki Van Gölü’ne yaklaşık 64 tane Üsküdar sığabilir.

Gölün suyunu ne deniz ekosisteminde ne de tatlı su ekosisteminde değerlendirebiliyoruz çünkü suyu tuzlu ve sodalıdır bu arada 9. sınıf Kimya dersimizi biraz hatırlayacak olursak deterjan gibi temizlik malzemelerinin aynı Van Gölü gibi bazik olduğunu görmüştük. Evet! Doğru, Van Gölü de bir temizleyici maddedir. Hatta içeriğindeki tuz ve soda ile beraber bu iş için daha verimli hale geliyor hatta sabunsuz köpük bile veriyor. Yani yanlış anlamayın. Tabi herkes ne yıkıyorsa evinde yıkasın ama zannımca kıyafetimi deterjan ile yıkamak yerine Van Gölü’nde yıkasam doğaya daha az zarar vermiş olurum. Sonuçta bu deterjanlar kanalizasyon boruları ile denizlere dökülmüyor mu?

Bazı Sayısal Veriler

Göl suyundaki tuzluluk oranı %0,19; pH değeri ise 9.8’dir. Zaten Van Gölü’nün yüksek rakıma ve sert kışlara rağmen donmamasının sebebi de budur. Yüksek rakım demişken denizden ortalama yüksekliği 1646 metredir tabi bu yükseklik iklime bağlı olarak yükselip alçalmaktadır. Gölün ortalama derinliği 171 metre olup en derin yeri ise 451 metredir. Kendisinden sonra Türkiye’deki en derin noktaya sahip Hazar Gölü’nden iki kat daha derin yani.

Canlı Çeşitliliği

Göl’de tek bir balık çeşidi (inci kefali) olmasının sebebi gölün tuzlu-sodalı suyunun biyolojik çeşitliliği sınırlamasıdır. Balık çeşitliliğinin azlığının yanı sıra gölde bilinen 103 tür fitoplankton ve 36 tür zooplankton yaşamaktadır.

Göl’de Yatan Servet!

Gölün madeni değeri de çok yüksektir. 2015 yılında yapılan araştırmalara göre gölde piyasa değeri 7.5 milyar dolar olan çözülmüş halde 50 tonluk Nükleer Santrallerde yakıt olarak kullanılan çok değerli bir maden olan Uranyum tespit edilmiştir. Gölümüzün doğal güzelliği bozulmadan bu konuda çeşitli araştırmalar yapılabilir ve bu su arıtılarak Uranyum elde edilebilir.

Turistik Özellikleri

Ayrıca turistik bir zenginliğe de sahip olan gölün doğu bölümünde dört ada vardır. Bunlar Akdamar, Çarpanak, Adır ve Kuş Adaları’dır. Van Gölü’nün içindeki bu adalar harika manzaraları dışında içerdikleri çeşitli manastır ve kiliseleri ile tarihi ve turistik bir özelliğe sahiptir hatta 1990 yılında arkeolojik sit alanı ilan edilmiştir.

Akdamar Adası

Akdamar Adası’ndaki Ermeni’lerden Kalma Tarihi Kilise

 

Kısaca Oluşumu

Sene bundan yaklaşık 200.000 yıl önce. Yani daha Buzul Çağı’nın ortalarındayız. O zamanlar devasa bir çukur vardı ve bu çukur bir tektonik çöküntü bölgesiydi. (Tektonik Çöküntü Bölgesi: Çeşitli yer kabuğu hareketleri sonucu oluşan çukurlar, çöküntüler demektir.) Bizim şu an Bitlis’de bulunan  Nemrut Volkanik Dağı öyle püskürdü ki koca çukurun içine akan lavlar 60 km’yi aşkın bir set çekti ve bu çukurun önünü veya ağzını diyelim kapattı. Böylece zamanla yer altı sularıydı,yağmuruydu, içine akan nehriydi derken uzun bir zaman içinde doldu ve bu hale geldi. Bu arada biz gölleri oluşumlarına göre sınıflandırıyoruz. Van Gölü’nün bulunduğu yerin ağzını Nemrut Dağı’ndan akan lavlar set gibi kapattığı için Van Gölü’nü “Volkanik Set Gölleri” sınıfına ait kabul ediyoruz.

Son olarak Van Gölü’nün bir de “dev mikrobiyalitleri” meşhurdur. Onu da ayrı bir paragrafta anlatmayı düşündüm fakat konuyu fazla dağıtmayayım. Başka bir yazımızda ayrıntılarıyla ele alırız inşallah.

SONUÇ!!!

-Van Gölü’nde yatan bu serveti doğaya zarar vermeden nasıl ülke ekonomisine kazandırabilir ve işleyebiliriz?

-Deterjanların denizleri kirletmesinin önüne nasıl geçeriz,alternatif bir temizlik maddesi üretebilir miyiz?

-Van Gölü’nün diğer göllere nazaran yüksek olan tuz oranı ve pH değerinden dolayı donmadığını öğrendik. Peki, tuz ve pH değerinin acaba suya donmayı engelleyici nasıl bir etkisi oluyor?

(Cevaplarını bulabilirsem yorumlara yazarım ama lütfen siz de eğer merak ediyor ve ilginizi çekiyorsa araştırın tartışalım 😉

 

Ülkemizin bu çok değerli gölünü naçizane anlatmaya çalıştım, sonraki yazımızda görüşmek dileğiyle. 🙂 Okumak ve araştırmak ile kalın 😉

Yazan: Mahmut Demirok

 

Kaynakça:

https://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%9Csk%C3%BCdar

https://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%9Csk%C3%BCdar

https://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%87%C4%B1ld%C4%B1r_G%C3%B6l%C3%BC

https://tr.wikipedia.org/wiki/Ha%C3%A7l%C4%B1_G%C3%B6l%C3%BC

https://tr.wikipedia.org/wiki/Er%C3%A7ek_G%C3%B6l%C3%BC

https://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%9Csk%C3%BCdar

http://www.bilgiustam.com/van-golu-ve-ozellikleri/

http://www.bilgitimi.com/uranyum-nerede-cikarilir-kullanim-alanlari-nelerdir.html

http://www.trthaber.com/haber/ekonomi/van-golunde-servet-yatiyor-108405.html

https://tr.wikipedia.org/wiki/Akdamar_Adas%C4%B1

https://tr.wikipedia.org/wiki/Akdamar_Adas%C4%B1

https://tr.wikipedia.org/wiki/Ad%C4%B1r_Adas%C4%B1

https://tr.wikipedia.org/wiki/Sodal%C4%B1_g%C3%B6l

Bilim ve Teknik Dergisi’nin Ocak 2016/ 578. sayısı/sayfa 56,57

 

BilimX, yaklaşık 2 senedir ürettiği 120'den fazla bilimsel makaleyi revize ediyor. Şu anda yazıların %30'u revize edilip yayınlandı. Kasım ayında tamamı bitirilip bilimseverlere sunulacaktır.  İyi Okumalar!