Uçak Yolculuklarında Ne Kadar Radyasyona Maruz Kalıyoruz?

Uçak Yolculuklarında Ne Kadar Radyasyona Maruz Kalıyoruz ? Hiç Düşündünüz mü ?

Dünya Sağlık Örgütü’nün(WHO) araştırma raporlarına göre, radyasyon kanserin en büyük sebeplerinden biri. Peki her yıl milyonlarca kişinin yaptığı uçak seyahatlerinden ne kadar radyasyona maruz kalıyoruz?

New Mexico’da içi helyum ile dolu araştırma balonunu gökyüzüne çıkaran NASA bilim insanları uçak yolculuklarında maruz kalınan radyasyon miktarını belirledi.

1.5 yıllık yapılan araştırmalar sonucunda yolcuların,uçağın 26 bin fit yani yaklaşık 8 bin metre yüksekliğe çıkmasının ardından radyasyona maruz kalmaya başladıkları tespit edildi.

Uçağın yerden yüksekliği artıkça radyasyon değeri de artar yani radyasyon ve yükseklik paralel şekilde etkilenir. Bu nedenle günümüzde yurtdışı ve kıtalar arası yolculaklarda yerden yükseklik az, kısa mesafeli yolculuklarda yerden yükseklik daha fazladır. Aynı çalışmaya göre, kutuplar üzerinde yapılan kıtalar arası uçuşlarda alınan radyasyon oranı ekvator üzerinden yapılanlara oranla 3 kat daha fazla.

ETKİSİ NE KADAR?

Ayda ortalama 100 saat uçan pilot veya kabin memurlarında kalp, çeşitli sindirim ve sinir sisteminde dejeneratif hastalıklara yol açabiliyor. Kozmik radyasyonun katarakt riski de var. Kanserde ise yapılan araştırmalara göre gelişme riski uçuş ekiplerinde daha fazla. Buna kozmik radyasyon kadar diğer faktörler de etki ediyor.

Radyasyon en sinsi tehlikelerden birisidir. Radyasyonu göremezsiniz ve hissedemezsiniz. Radyasyon yani ışınım bir kaynaktan çevreye parçacık akışı ya da dalga biçimindeki enerji salınımı olarak tanımlanıyor

Saniyede 300 bin kilometre hızla hareket eden radyasyon, kısa vadede yayılırken rastladığı hücreleri tek tek öldürüyor.

Uzun vadede ise hücreler üzerinde moleküler değişiklikler yaparak mutasyon ile bunların kalıtsal olarak diğer kuşaklara aktarılmasına neden oluyor.

ALINTI:

http://www.ntv.com.tr/galeri/teknoloji/ucak-yolculugu-yaparken-ne-kadar-radyasyona-maruz-kaliyoruz-nasa-acikladi,qyV6qmBpCESV4IxN0eE6ww/NUqUEYqm40i7ifjhYuuJwQ

 

Topa Hükmeden Bir Adam

Merhabalar. Spor ve bilimin buluştuğu bu yazıyı okurken eminim ki hem öğrenecek hem keyif alacaksınız. Bu yazıda spor ve bilimi birleştireceğimiz branş: Basketbol.
Basketbol efor isteyen, yetenekli olmanın yetmediği, sürekli çalışmayı gerektiren gerçek bir takım sporudur.

NBA’i muhtemelen herkes duymuştur. Açılımı “National Basketball Association”dır. Ve bunun Türkçe anlamı ise “Ulusal Basketbol Birleşimi”dir. NBA, Amerika Birleşik
Devletleri’nin yerel ligidir. Dünya’daki en üst düzey basketbol burada oynanmaktadır. Çoğu basketbolcunun hayali NBA’e gidip orada başarılar elde etmektir.
Bazı oyuncular bunu başarırken bazıları başaramazlar. Bazı oyuncular bunu başarmanın yanı sıra yetenekleriyle, oyunlarıyla,  topa adeta hükmetmeleriyle adlarını
tarihe altın harflerle yazdırırlar.

Yazımızın asıl konusuna yavaş yavaş geliyoruz. Bugün asıl konumuz tabiri caizse “topa adeta hükmeden” oyunculardan birisi.
İsmi “Kyrie Irving”. Daha çok genç ama şimdiden ondan beklentiler çok yüksek. Onu bu kadar iyi yapan şey ise diğer oyuncuları geçme yeteneği. Biz buna basketbolda “crossover” diyoruz.

Şimdi işin teknik kısmına gelelim ve Kyrie Irving’in yaptıklarını biraz inceleyelim. Kyrie Irving sadece iki adımda saatte 19 kilometre hıza çıkabiliyor. Öte yandan Kyrie Irving üçlük çizgisinden içeriye girerken sadece 1.5 saniye harcıyor. Bu da NBA’de Irving’le aynı mevkide oynayan oyunculardan, Irving’in %15 daha hızlı içeriye
girmesi anlamına geliyor. Irving’i savunulamaz kılan diğer özelliği ise rakibini analiz edebilmesi. Yani savunmacının vereceği tepkiyi, ne zaman hangi hareketi yiyebileceğini düşünebilmesi. Irving, crossover yapmadan önce topu genellikle 0.25 saniye açıkta bırakıyor. Savunmacı ise bu durumu 0.2 saniyede algılayabileceği için
Irving rakibini çoktan geçmiş oluyor ve potaya doğru hücumunu devam ettiriyor. Irving’i savunan rakibi bir ayağına vücut ağırlığının %60’nı yüklediğinde Irving topu bir anda saatte 33 kilometre hızla diğer yöne sürebiliyor ve rakibini ekarte edebiliyor. Bu, Copperhead yılanından daha hızlı hamle yapmak demek. Irving bu hızı sayesinde
sadece 0.35 saniyede onu savunan kişiyle arasındaki mesafeyi 1.5 metreye çıkartabiliyor.

Elbette Kyrie Irving doğuştan gelen bir yeteneğe sahip. Ama çalışma azmi, kararlılığı, basketbola olan tutkusu olmasaydı daha 24 yaşındayken Olimpiyat Altın Madalyası, NBA yüzüğü* ve NBA’deki diğer başarıları olmazdı. Eğer bu anlattıklarımı bir de yapan kişiden görmek istiyorsanız internette birçok videosu mevcut. Ben gözatmanızı tavsiye
ederim. Okuduğunuz için teşekkür ederim. Sporla kalın.

*NBA’de şampiyon olan takımın oyuncularına şampiyonluk yüzüğü verilir.

Melih Güler

Kaynak:
ESPN Sports Science

BilimX, yaklaşık 2 senedir ürettiği 120'den fazla bilimsel makaleyi revize ediyor. Şu anda yazıların %30'u revize edilip yayınlandı. Kasım ayında tamamı bitirilip bilimseverlere sunulacaktır.  İyi Okumalar!