2.Mahmud Dönemi Islahatları

Askeri Islahatlar

Sekban-ı Cedid Ordusu:
2.Mahmut, Osmanlı Devletinin gerileme sebeplerinden olan ‘ordu’ meselesi üzerine çalışmalar yapılması gerektiğini düşünmüş ve bunun üzerine çalışmalar yapmıştır. Sadrazam Alemdar Mustafa Paşa, “Avrupa standartlarına” göre bir ordu kurmuş, Üsküdar’daki kışlalarda eğitim öğretim vermişlerdir. 8. Ocak olarak tanımlanıp tuğ ve sancak verilerek bağımsız hale getirilmiştir. Lakin Yeniçeriler kendi kötüye giden akıbetlerini fark ederek bu ocağı ortadan kaldırmaya karar verdiler. 1808’de yeniçerilerin isyanı sırasında Mustafa Paşa’nın öldürülmesiyle ocak kaldırıldı.

Vakıa-i Hayriye:
Ardından devletin ordu sorununu bir an önce çözmek istemesi sonucunda ” Eşkinci Ocağı” diye bir ordu kurdu. Bu ordunun askerleri Yeniçeri Ocağı’ndan seçildi. Lakin yeniçeriler “Biz talim yapmak istemiyoruz.” diyerek Eşkinci Ocağı’nın yapılanmasına karşı çıktılar. Ve bu ocak da kaldırıldı.

Tüm denemelere rağmen yeni ordu kuramayan Osmanlı, artık bu sorunu kökten bitirmeye karar verdi. Ve sarayda büyük bir divan kuruldu. Halk, medrese öğrencileri ve esnafın desteğiyle Yeniçeri Ccağı kaldırıldı. Bu olay Vakıa-i Hayriye (Hayırlı Olay) diye de isimlendirilmiştir(1826).

II. Mahmud

Asakir-i Muhammediyye(Muhammed’in askerleri):
Devlet artık askersiz kalmıştı. Bunun için yeni bir ordu kurmaya karar verildi.
Böyle adlandırmanın sebebi sadece dini değildi. Aynı zamanda halktan yardım beklenmesi idi. Ağa Hüseyin Paşa bu orduya serasker ilan edildi. Bu ordunun teşkilatlanması için ilk başta İstanbul’da ‘tertip’ adı verilen 8 alay oluşturuldu.
Kimliği belirsiz kişiler, dönmeler, bu teşkilata alınmayacak, yaşları 15 ile 30 arasındaki kişiler orduya alındı. Ordunun ilk zamanlardaki mevcudu 12.000 kişi idi.
Ordunun seraskerlikten sonra gelen en yetkili makamı Asakir-i Mansure Nezareti idi. Ordunun maaş gibi işlerinden nazır mesuldü. Yeni ordunun giderleri Mansure Hazinesi adıyla kurulan ve yeni gelir kaynakları olan bir hazineden sağlanırdı. Rus savaşı sırasında bile ordunun teşkilatlanmasına devam edildi. 1834’de ordunun subay ihtiyacını karşılamak için Harbiye mektebi açıldı. Avrupa’ya asker gönderildi. Ayrıca yeniçeri ocağının kaldırılması ile ordunun moralini az da olsa yükselten mehter takımı da kaldırılmıştı. Bunu tekrar sağlamak için Mızıka-ı Hümayun açıldı. Ama bununla sadece orduda değil toplumda da batı tarzında müzikler yapıyordu.

Toplumsal ve devlet yönetimi ıslahatları:

1-Fes Devrimi:
Osmanlı toplumu çok uluslu bir topluma sahipti. Bunun getirisi olan farklı kültür ve dinlerin kendi ahlaki yapısı/kendi hükümleri vardı. Bunun için Osmanlı toplumunda bir çok hukuk çeşidi vardı. Başlıkların şekil ve rengi kişinin toplumdaki konumunu belli ediyordu. Hatta bu mezar taşlarında bile , etkisini gösteriyordu. Her farklı din/kültüre sahip olan toplum kendi hukuku ile yönetilmek istiyordu.
Bireyler toplumsal konumlarını bir şeyle belirtme ihtiyacı hissetmişler ve bu şapka olmuştur. Biçimsel ayrışma, toplumsal yapının getirdiği bir durum olarak açığa çıkmıştır.

Fes takan esnaf

2.Mahmut fas yöresinde ve denizcilikle uğraşan kişilerin kullandığı fesi kanunlaştırmıştır. Tabi ki bu durum başkentten uzak olan halk/milletlerin tepkileriyle karşılanmıştır.(özellikle Avrupa’daki topraklarda). Bu karışıklarda bizzat padişaha ‘gavur padişah’ diyerek durumu protesto etmiştir. Ama tabi ki bu tepkilerin çoğu Müslüman olmayan tebaa dan gelmiştir. Ama böyle karışıklıklar olmasına rağmen 18. yüzyıl sonlarına doğru büyük Osmanlı kentlerinde ve başkentte Müslüman erkeklerin başlığına dönüşmüştür. Fes kısa zamanda Müslüman kimliğini belli edecek şeklide yaygınlık kazanmış ve böylelikle başlığın dinsel olma özelliği fese geçmiş oldu.

2-Memurlara ceket ve pantolon zorunluluğu getirilmiştir.

3-Müsadere usulü kaldırıldı. Mülkiyet hakkı verildi. Aslında bu karar kötü bir duruma yol açmıştır. Osmanlı paşaları mülkiyet hakkı olmadığı için ellerinde olan paralarla hayratlar, vakıflar ,imaretler ,camiler kurduruyordu. 2. Mahmud ve daha sonraki dönemlerde paşalar kendileri için çalışmış, kendilerine lüks saraylar yaptırmıştır. Böylece ülkedeki vakıflar, imaretler maddi yönden zorlanmıştır. Ülkenin imarı gelişmemiştir.

4-Askeri amaçla ilk defa sayım yapılmıştır. Ama sadece erkekler ve katırlar sayılmıştır. Bunu gören bizim modern(!) laiklerimiz “ Kadının hayvandan aşağıda değeri vardı.” Diye konuşuyor. Lakin anlamıyorlar. Halbuki sayım savaşlarda kullanılacak insan ve hayvanı belirtmek için yapılmıştır.

5-Mahalle ve köylere muhtarlar atadı. Böylece ayanların etkisini kırmaya çalıştı.

6-Divan teşkilatı kaldırıldı. Yerine nazırlık sistemi getirildi.

7-Tamamen bozulmuş olan tımar sistemi kaldırıldı.

8-İlk posta teşkilatı kuruldu.

Eğitim – Kültür Alanında Yapılan Islahatlar

· İlköğretim zorunlu hale getirilmiştir.
· Avrupa tarzında eğitim verecek okullar açılmıştır (Mekteb-i Tıbbiye, Mekteb-i Adliye vb.).
· Avrupa’ya ilk kez öğrenciler gönderilmiştir.
· Takvim-i Vakayi adlı ilk resmi gazete çıkarılmıştır.
· Avrupa tarzı müzikler serbest bırakılmıştır. Zaten 3. Selim kendisi batı tarzında müzikle uğraşıyordu.
· İlk kez karantina sistemi uygulanmıştır.
· Padişah, resmini devlet dairelerine astırmıştır. (İslama aykırıdır).
· II.Mahmut yurdu tanımak için yurt gezilerine çıkmıştır.

Ekonomi Alanında Yapılan Islahatlar

· Özel sektör teşvik edilmiştir.
· Yerli malı kullanılması teşvik edilmiştir.
· Müslüman tüccarlara gümrük kolaylığı sağlanmıştır.
· Balta Limanı antlaşması ile İngiltere ve Fransa’ya büyük ekonomik tavizler verilmiştir.

Yapılan bunca ıslahatlara rağmen devlet rahata kavuşamamış, hatta durum daha kötüye gitmeye başlamıştır.. Çünkü devlet adamlarının çoğu devletin bozulmasının temel nedenini inançta meydana gelmiş olan bozulmada değil, müesseselerin şeklinde, isminde arıyordu. Yine bu dönemde ortaya çıkan “alafrangacı” seçkinler felsefenin aslını anlamadıkları gibi felsefeşinas geçinerek ülkenin yalnızca felsefe ile kurtulabileceğini söylüyordu. Bu zihniyet geçmişi tamamen boş/çöp görüyor, tamamını atıyor, kabul etmiyordu. Tabi ki bu geçmişten kasıt da İslam’dır.

Müslümanların/dünyanın altın çağını yaşadığı zaman Avrupa karanlık çağını yaşıyordu. Onların felsefesi de karanlıkça.

Kaynakça:
Celalettin Vatandaş, Cumhuriyetin tarihi
İhsan Süreyya sırma, Tazminatın Götürdükleri
Sorubak.com

BilimX, yaklaşık 2 senedir ürettiği 120'den fazla bilimsel makaleyi revize ediyor. Şu anda yazıların %30'u revize edilip yayınlandı. Kasım ayında tamamı bitirilip bilimseverlere sunulacaktır.  İyi Okumalar!