ALBERT EINSTEIN’IN ÇALINAN BEYNİ

Dünyanın en dahi insanlarından Albert Einstein’ın beyni zekânın sırlarını mı açıklıyor? Yoksa zekâ ölçülemez bir kavram mı?

Einstein Dünya’ya 1955 yılında gözlerini yumduktan sonra Princeton Hastanesi’ne otopsisi yapılmak üzere gönderildi. Zira tüm dünya Einstein’ın ölüm nedenini duymak için sabırsızlanıyordu. Ölümünden 24 saat sonra cesedinin yakılması için dostları ve ailesi bir araya geldiklerinde bir şeyin farkında değillerdi. Einstein’ın beyni çalınmıştı!

Princeton Hastanesi’nde patolog olan Dr. Thomas Harvey, dehanın otopsisini gerçekleştiren doktordu. Beyni çıkarıp kontrolünü yapmak ve yerine koymak standart prosedürdür. Ancak Harvey’in planı farklıydı. Otopsiyi yaptıktan sonra Einstein’ın aort damarında bir sorun olduğunu, delindiğini ve kanamadan öldüğünü söyledi.

Harvey, Einstein’ın oğlu Eduard’ın beynin çıkarıldığını ertesi gün gazetelerden öğrendiğini itiraf etti. Reklam olmaması adına oğlu ve arkadaşları beyni geri talep etmediler. Beyin, Harvey’de kaldı, beyni bilim için sakladığını söylese de bu ona pek de iyi bir şöhret kazandırmadı. Yoğun geçen birkaç hafta boyunca beyni korudu, koruyucu sıvılar enjekte etti. En sonunda dehanın beynini tam 240 parçaya böldü ve tüm parçaları ayrı ayrı etiketleyip alkolle sakladı. Ardından birkaç bilim insanına bazı örnekler gönderdi.

Bu olayın üzerinden 50 yıl geçtikten sonra Einstein’ın beyni tam unutuldu derken tekrar gündeme geldi ve Dr. Mark ve Dr. Jim adındaki iki bilim insanı gizemli beynin sırlarını çözmek için tekrar iş balına geçtiler.

Jim, zekanın hayal gücü ve diğer ölçülemez kavramlardan kaynaklandığını düşünsede; Mark bunda fiziksel olarak beyin organı ile ilişkili olduğunu düşünüyordu.

Mark ilk çalışmasını yapmak üzere Dr. Marian Diamond’un yanına gidiyor. Kendisi daha önceki çalışmalarında beyindeki glia hücrelerinin, beynin aktif kullanılması koşulunda artabileceğini kanıtladı. Fareler üzerinde yaptığı bu deneyin insanlar üzerinde de geçerli olup olmadığını öğrenmek istiyordu. Bunun için Thomas Harvey ile temasa geçti ve ondan, dehanın beyninden bir parça istedi. Zira karşılaştırma için dahi bir beyin gerekiyordu. Harvey bu isteği kabul etti ve ona bir parça gönderdi. Doktor yaptığı testler sonucu Einstein’ın beyninde normale kıyasla daha fazla glia hücre bulunduğunu keşfetti. Doktorla buluşan Mark, bu bilgileri aldıktan sonra görüşünü destekleyecek ilk kanıtı toplamıştı.

Daha sonra beyni fiziksel olarak yakından incelemek için Mark da Harvey’e ulaşanlardan biri oldu ve onunla buluştu. Harvey beyni parçalara ayırmadan önce her açıdan fotoğrafını çekmişti. Bu fotoğraflara ulaşan Mark, fotoğrafları sanal ortamda bir araya getirerek beynin 3 boyutlu bir görüntüsünü elde etti. Bu görüntüyü Mark ve Jim beraber inceledikten sonra şu sonuçlara ulaşıyorlar:

1- Einstein'ın beynindeki üst loblar (kısımlar) normale göre %15 daha büyük. (Bu loblar beynin zaman, mekan algısı ile görevlidir.)

2-Beyinde, loblar arasındaki sinir bağlantıları normale göre daha sık bağlantılı.

Mark ve Jim bunun sonucunda şu sonuca varıyorlar;

Einstein, görelelik kuramını bulurken bu sonuçların da etkisi olmuş olabilir.

Diğer bir görüş ise Einstein’ın işine ya da bir probleme aşırı konsantre olabilme yetisi ile ilgili. Jim, dahinin otistik olabilmesine ihtimal verse de (çünkü otistik insanların konsantre olma becerileri çok kuvvetlidir. (Hatta geçtiğimiz yıllarda Amerika’da dört ve beş basamaklı sayıları bile zihinden çarpabilen otistik bir adam yaşıyordu.) Bu ihtimalin gerçekliğini asla bilemeyeceğiz gibi görünüyor. Çünkü 3 boyutlu bir görüntü ve elde bulunan parçalarla otistik olma durumu şu an ki tıp teknolojisinde anlaşılamıyor.

Ek olarak dünya basını Einstein’ın otopsisi sırasında en yakın arkadaşının da orada bulunduğunu öğrense de Harvey’in bunu neden sakladığı bilinmiyor. Yani beynin alındığından haberi vardı!

Tüm bu araştırmalar sonucu ise şöyle bir sonuç alıyoruz; zekâ ölçülemeyen bir kavram ancak beynin geliştirilmeye uygun bir yapısı var ve geliştirilebilir. Peki bu durumda hepimiz bir Einstein olabilir miyiz? Orası muamma.

 

Kaynakça;
 

 1.https://www.google.com.tr/urlsa=t&rct=j&q=&esrc=s&source=web&cd=13&cad=rja&uact=8&ved=0ahUKEwi888Oz-LDcAhXIblAKHYUtAk44ChAWCDEwAg&url=http%3A%2F%2Fwww.gercekbilim.com%2Falbert-einstein-in-beyninin-fotograflari-ve-arastirmasi-yayinlandi%2F&usg=AOvVaw1iTMnXUnOw3D3x0Am-BOtXhttps://www.tarihtebugun.org/13761-18-nisan-1955_albert_einstein_olumu_ve_calinan_beyni.html
 2.https://www.google.com.tr/amp/www.beyin.gen.tr/amp/beyinloblari.html%3Cbr/%3E%3Cbr/%3Ehttp://www.wiki-zero.co/index.php?q=aHR0cHM6Ly90ci53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvTsO2cm9nbGlh

İlgili Makaleler

Başlık

Açıklama