KUANTUM #3: Güneş'in Işık Yaymasını Sağlayan Şey Nedir? (Füzyon Reaksiyonu)

Dünyamızdan 180 milyon kilometre uzakta olmasına rağmen Güneş, aslında tüm enerjimizin kaynağı, Eğer Güneş'in bir sa:niyede yaydığı enerjiyi depolayabilseydik ,Dünya'ya 500.000 yıl yetecek miktarda enerjimiz olurdu. Peki Güneş'in ve diğer milyonlarca yıldızın ışık yaymasını sağlayan şey ne? Yıllardır kafaları karıştıran bu soruya cevap bulabilmek için Güneş'in boyutlarında değil, kuantum boyutlarında düşünmek gerekiyor Ve zamanda geriye, bundan yaklaşık 14 milyar yıl önceye, Büyük Patlamadan hemen sonraya gitmek gerek.

Evren ilk oluştuğunda yani Büyük Patlama sonrasında evrende sadece Hidrojen ve Helyum atomları bulunuyordu.Evrenin %75'i Hidrojen, %25'i ise Helyumdu.

 Fakat evrenin bazı kısımlarında, diğer taraflardan daha fazla Hidrojen ve Helyum vardı. Kütleçekim sayesinde atomlar birbirini çekmeye başladı. Yani kütlenin fazla olduğu yerler, diğer atomları kendine çekti ve füzyon reaksiyonu denilen olay gerçekleşti. Füzyon reaksiyonu temelde küçük atom çekirdeklerinden büyüklerinin oluşmasıdır. Kütleçekimle sıkışan atomlar birleşir ve atom numarası daha fazla olan diğer atomları oluştururlar. Evrendeki Hidrojen ve Helyum dışındaki atomların çoğu füzyon reaksiyonu sayesinde oluşmuştur.Yıldızların içinde de füzyon reaksiyonu gerçekleşiyor. Basınçla yani Güneş'in kendi merkezine uyguladığı ağırlıkla sıkışan atom çekirdeklerinin, hareket etme özgürlükleri o kadar azalıyor ki çareyi birleşmekte buluyorlar. Biz de aslında bu basınç yani birleşme sayesinde varız. Çünkü vücudumuzdan soluduğumuz havaya kadar her şey eskiden bir yıldızın içinde yoğrulmuştu ve müthiş oranlarla bir araya gelerek yaşamımız için gerekli olan koşulları ve bizi oluşturdular.

Güneş'in içindeki füzyon olayı sırasında nötronlar ve protonlar birleşir. Böylece Güçlü Nükleer Kuvvetin kuvvet taşıyıcıları olan gluonlara ve mezonlara duyulan ihtiyaç azalmış olur. (Gluonlar ve mezonlar hakkında bilgi için: https://bilimx.net/guclunukleerkuvvet/ ) Atomlar birleşince de ihtiyaç dışı nötronlar,gluonlar ve mezonlar dışarı atılır. E=mc² denkleminden de bildiğimiz gibi enerji ve kütle birbirine dönüşebiliyor. Güneş'ten dışarıya atılan enerji de Güneş'in kütlesinin azalmasına neden oluyor. Füzyon olayı sırasında salınan enerji çok az olmasına rağmen, Güneş'in boyutu sayesinde füzyon reaksiyonu sayısı ve doğal olarak da salınan enerji artıyor. Bu enerji bize foton olarak ulaşıyor ve Dünya'mızın aydınlanması ile ısınmasını sağlıyor.

Güneş'in kendi içine çökmemesini sağlayan şey de dışarıya enerji yaymasıdır. İçeriye doğru etki eden kütleçekim kuvveti ve dışarıya doğru yayılan enerji birbirini dengeliyor. Bunun sonucunda ortaya ışık ve parçacık plazması çıkıyor. Yani sanıldığı gibi Güneş, kocaman bir ateş topu değil. Çünkü ateş için gerekli olan etkin oksijen alanı uzayda yok ve Güneş de diğer milyarlarca yıldız gibi parlak bir plazma topundan başka bir şey değil.

Bu plazma toplarının yani yıldızların da tıpkı biz insanlar gibi bir ömrü var ve onların ölümü sonrası etrafa saçılan füzyon reaksiyonu veya süpernova sayesinde oluşmuş atomlar bizi oluşturdu.-yani bir bakıma ölü yıldızların kalıntılarıyız diyebiliriz- Vücudumuzdaki %0,0000007'lik yer kaplayan altının bile var olmamız için gerekli olduğunu düşünürsek yıldızlardan oluşmuş birer şaheser olduğumuzu rahatlıkla söyleyebiliriz.

 

Kaynakça:   

  1. Galfard, Christophe (2017), Evren Avucunda, (İstanbul, Domingo Yayınları)
  2. http://www.bilimgenc.tubitak.gov.tr/makale/elementler-nasil-olustu
  3. http://www.zamandayolculuk.com/html-4/thermonuclear_fusion.htm  (Görsel için)

 

İlgili Makaleler

Başlık

Açıklama